Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Temmuz, 2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

geçsin diye

  kalbimin kırıklığını geçiremiyorum, uykularımı geri alamıyorum, içimi doyasıya rahatlatamıyorum, bağıramıyorum, bağırmıyorum. ne diye bağıracağımı bilemiyorum da öylece susuyorum, susmak ve  beklemek zorundayım, geçsin diye ümit etmek zorundayım, bitsin diye. https://music.youtube.com/watch?v=VSEsf3Jiv2A&si=GODbFO82BG6pQyFN 30723 312, gümrah

"i can't sleep",

  uyku yok, uyku haram. düşünmek var, düşünmek ceza... akıl susmuyor ya da sertab'ın dediği gibi "kafam bi' türlü susmuyor ooofff!" 29723 334, gümrah https://music.youtube.com/watch?v=rEchLGGvMYo&si=UQLvALXIXJQV6dS0

mutluluğa,

  öldürmeyeceğim içimi. iyi kötü her haliyle kabul edeceğim içimdekini. önce layıkıyla seveceğim kendimi sonra hayatı sonra da sevilmesi gereken her şeyi. tutmayacağım ne içimi ne dışımı. kaybetmeyeceğim saniyelerimi, saatlerimi, günlerimi... ne gerekirse ne gerekirse yapacağım mutluluk için. 29723 0104, gümrah

farzet

  farzedelim ki çok mutluyuz, farzetmezsek sıçtık çünkü. 27723 2231, gümrah

faith

 bugüne ve yarına inanmak istiyorum, dünü ise komple bırakmak 25723 1502, gümrah

didem madak, iris'in ölümü

  bugün kalbimi eski bir plak gibi öyle çok tersine çevirdim ki bazı şarkılar vardır cızırtılı bir yağmur gününü anlatır uzaklarda süren sarı yağmurluklu bir hayatı deniz bazen kendini kaldırımlara fırlatır o zaman bir yavru yengece bakan insanların şarkısı olurdu o şarkının adı keşke ismim iris olsaydı keşke ismim herkese sarı yağmurluğuyla koşan hayatı anlatsaydı bazı şarkılar vardır ellerim kocamanlaşır, tuhaflaşır işte o ellerimle herkese çamurlu şiirler uzatsaydım hepsi çok kirli olsaydı tanrım bazı şarkılar vardır kırmızı akşamsefalarını anlatır karanlığın kalbinde yalnız, açmanın acısını komşu kadınların basma elbiseli konuşmalarını geceyi onlar bahçeye taşırdı ben ne zaman öleceğim tanrım sabah olunca mı keşke birkaç dakikayı ipek mendillere sarıp saklasaydım irileşen, gitgide irileşen ağaç gibi ismi nedensizce iris oluveren bir ağaç gibi şu odanın ortasında dursam saat kuleleri dökülürdü dallarımdan tanrım artık sarı yaprakların ölü olduğuna inanmıyorum bazı şarkılar vardı...

af

  onlu yaşlarım affetti de seni yirmili yaşlarım affeder mi ben de bilmiyorum  23723 0057, gümrah 

dimi?

  toparlayacağım dimi? sessiz sessiz kendimden vazgeçmeyeceğim dimi? bu siktiğimin yaşamından tekrar zevk alabileceğim dimi? artık geceleri ağlayarak uyuya kalmayacağım sabahları ağlamaya kaldığım yerden devam etmeyeceğim dimi? bu hayatın bir yerinden tekrar tutunacağım dimi? 10 yıl önce yendiğim bu savaştan 10 yıl sonra mağlum ayrılmayacağım dimi? yıkılmayacağım dimi? yine söndüreceğim, küllerin üzerinde tepineceğim dimi? tanrım bu yorgunluk geçecek dimi?  ... gümrah, 20723 1345

enstrumental, birhan keskin

aksın, içimde siyah bir nehir gibi dolanan keder unuttuğum, unutmaya çalıştığım ne varsa bende durmasın içimde öyle çok ki, her gidenden biriktirdiğim melekler zaman insafsızlık etmese kederin oyduğu tarafımı sana getirsem kalem beni tutmasa, anlatsam sana siyah, simsiyah bir engerektir zaman ve kış neler eder insana nasıl yarım bırakır, ayırır parçalara sense kışı yaşamadın daha reddettim bütün kesinlikleri, kalbim bu hayale bir daha inansın diye siyah... değişmiyor siyah hala bir nehir içimde ve kalbim anlamıyor adalet yok, niye? yıktığım, atladığım, söndürdüğüm bir yangın yerindeyim içimde sadece, dediğim gibi her gidenden biriktirdiğim melekler kalbimin üstünde bir daha hançer gümrah, 20723 138  

18723

birçok şeyle yüzleştiğim bir gecedeyiz, birçok şeyle yüzleştiğim bir gün de geçirdiğim gözlerimin önünde oldukça atlatmak zor olacak olanları... yirmi beş yaşındaki halime gram üzülmüyorum belki otuzumda bu halime de ağlarım kim bilir? ama bu gece on yaşıma, on bir, on iki... çocukluğu çalınan çocukluğuma, teselli etmeyi beceremeyen ablama, ben üzülmeyeyim diye dünyanın en mutlu insanı gibi davranan anneme... hem çok iyi hem de çok kötü olmayı becerebilen babama... bu gece, ah bu gece. sabah olsa, alsam valizimi gözlerim arkada, ayaklarım geri geri çıkıp gitsem buradan... ya da yok olsam tüm dünyadan, hiç var olmamışım gibi silinsem bütün herkesin usundan, benim de silinse tüm yaşamım, mutluluklarım, mutsuzluklarım. mutsuzluklarım.  tanrım bir sonrakine güzel bir çocukluk istiyorum!   gümrah, 1972023 343

sessiz

kafamın bok gibi karışık olduğu bir türlü kafayı susturup önüme bakamadığım o günleri yaşıyorum yine. aklımda altından kalkamadığım düşünceler, kişiler... kalbimde dolmayacağına emin olduğum ama dolsun diye beklediğim o boşluk....  gözümden akan en son yaş ne içindi onu dahi hatırlamıyorum, Janya şiirinde geçen birkaç satırda buluyorum kendimi, "sesim acıyor, şöyle koca ve harab olmuş bir sesle adını haykırmakla doyasıya rahatlatamadım yüreğimi" haykıracağım adı bile bilemiyorken bu günlerde atlıyorum şu satırlara "sahte bir peygamber, yalandan da olsa elini uzatmadı bana, davet etmedi beni cemaatine, kahpe bir melek kucak açmadı, yılanlar bile aforoz ederlerdi beni sürülerinden, kulsuz bir tanrı kadar bir başıma kalırdım..." aklımın, kalbimin karışıklığının yanı sıra hissettiğim bu müthiş yalnızlık.