Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

kısa anlar

  bir an her şey, varlıkla yokluk arası belki de birkaç saniye... bu düşünceyi deneyimlediğim, idrak ettiğim ve tam anlamıyla anladığım bir hafta geçirdim. ömrüm boyunca unutamayacağım, izini de toprakla bütünleşene dek taşıyacağım... o kısacık anda birçok şeyi anladığım gibi kızgınlıkların ve küskünlüklerin ne kadar anlamsız olduğunu da anladım, o kısacık anda kızgın olduğum, küs olduğum kim varsa affettim gitti...herkes bir şekilde var olsun yeter ki gerisi bir şekilde hallolur(muş). kendime yaptığım haksızlıklardan da vazgeçtim o kısacık anda, kendimi seviyorum demekle gerçekten sevmek arasındaki farkı öğrendim, kendimi sevmeyi de öğreneceğim. mutlu olmayı hiç ihmal etmeyeceğim.  o kısacık bir an... işte hayat, kısacık o an(lar)ın milyarlarcasının bir araya gelmesiyle oluşuyor. bazı kısacık anların hayatımı rezil etmesine izin vermeyeceğim... vücudumdaki yara izlerinin hepsinde çıkardığım bir ders var, bu yara izimi de nişane gibi gururla taşıyacağım, sevdiklerimin ve kısac...

the substance son zamanların en vahşi fantezili eleştirisi

" pretty girls should always smile"(!)  sistem eleştirisini, elde edilmesinin imkansız olduğu güzellik standartlarını ve bu standartların insanları getirdiği hali ve daha birçok şey. öyle sertçe ve vahşice yapılıyor ki bu eleştiri, ben son yarım saati mi izliyordum birtakım işkenceye mi maruz bırakılıyordum bir fikrim yok. midemin sağlamlığıyla bu filme kadar böbürlenirdim ancak bu filmle bu böbürlenme uçtu gitti, mide denen bir şey kalmadı artık.  yılın en iyisi diyorlar, bence hak ediyor. yılın en iyi işlerinden... uzun zaman sonra bana blog yazma isteği bile uyandıran bu filmi hayatımın farklı bir zaman diliminde de izleyeceğime şüphem yok... "looks like everything sure is in the right place this time" filmde karşımıza iki defa çıkan bu replik, ikinci defasında daha fazla anlam kazanıyor, intikamı dibine kadar hissettiriyor.  the substance 10/10'luk bir film. gümrah, 111124,,46