Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

bu hayat beni

  bugün hayat güzel,  yaşamaya değer. ama yine de bu hayat beni 61 kenara … 270522, 2333

toprak ağır geliyor mu sana?

  defne’ye, tüm kalbimle benimleydin bugün.. dün ve önceki günlerde olduğun ve gelecek günlerde olacağın gibi… ağlamak faydasız, ağlamamak da yorucu ziyadesiyle.  bi insan kokusunu bile bilmediği birini burnunda tüterek özleyebilirmiş, bana bunu öğrettin. iki yıldır ne yaşıyorsam güzelim iyisiyle kötüsüyle senin için de yaşıyorum. içimde yaşatıyorum seni, benimle…  eğer gitmek zorunda olmasaydın da burada bizimle kalabilseydin bugünümü güzelleştirebilecek tek canlı sen olurdun…  hiç gelmedim diye kızıyorsundur belki hiç tanışmadığın bana.. gelemiyorum ki dayanamıyorum tüm bunlara… hele de bugün… küstüm, küsüm 25 mayıslara…  seviyorum seni defne, defnem, meleğim… ciğerimin köşesi.. toprak ağır geliyor mu sana acaba?   250522, 2333

hafıza mağduru

her şey birer rüya olsaydı bile sen hiç gerçek olmasaydın bile seni silsin istemezdi usum... yaşattığın tüm hisler, günler, şevkler... silinsin istemezdi usum... neyse ki tüm bunlar gerçek, ölüm kadar, yaşam kadar, hayat kadar, gerçek. neyse ki  ben de hafıza mağduruyum, ölümü unutur- -um seni unut-a-mam! *gümrah, 230522, 23:00

kayıp kavmin aşk yıldızı

"efsanaye göre dünyada aşk diye bir şey yokmuş. tüm kavimler, kabileler aşksız sevgisiz yaşarlarmış. bir gün sadece bir kavim, bu duyguyu hissetmeye başlamış. AŞK! aşk ama adını bile koyamamışlar henüz. nasıl ifade edeceklerini bilmiyorlarmış. bir gün bir delikanlı sevdiğini ifade etmek içim, bir yıldız çizmiş bir mağara duvarına. çünkü o güne kadar dünyada var olmayan bir duygunun, yıldızlardan gelen ilahi bir duygu olduğuna inanmışlar... sonra, tüm diğer kavimler, zalimler, saldırganlar o kavime düşman olmuşlar. çünkü aşka düşman olmuşlar... çünkü aşık olan kişi zalimlerden korkmuyormuş, zalimlerin kurallarına boyun eğmiyormuş, aşkı için ölmeyi göze alan insanları ölümle korkutmak mümkün olmuyormuş. zalimler bu yıldızı yasaklamışlar. o günden sonra her aşk, bir isyanmış aslında!"

çöplük

 

joanne greenberg- sana gül bahçesi vadetmedim'den notlar

  "belki bir belirtisi. bir keresinde, kendine korkunç işkenceler yapan bir hastam olmuştu. ona neden böyle şeyler yaptığını sorduğum zaman, 'bana bunları dünya yapmasın diye' karşılığını vermişti. sonra, 'dünyanın neler yapacağını görmek için biraz beklesenize,' demiştim. o da, 'anlamıyor musunuz? eninde sonunda oluyor bunlar, bu şekilde hiç olmazsa kendi yıkımımı kendim yönetiyorum.' diye yanıt vermişti." "-bu olay ne gibi duygular yarattı sende? -bir süre sonra, yalnızca karanlık ve kaçınılmaz olanın yarattığı şaşkınlık kaldı. -kaçınılmaz olanın yarattığı şaşkınlık mı? -hiçbir yasanın olmadığı, yalnızca gittikçe yaklaşan bu korkunç yıkımın -Imorh'un- olduğu bir dünyada, bu yıkımın o dünyayı karartması kaçınılmaz bir şey. gene de -neden bilmiyorum- bu yıkımın yaklaşması ve hiç durmadan ummadığım yönlerden darbe yemek acı veriyor." "ama hiçbir şeyden emin olamıyordum. aldatılma konusunda çok becerikliyimdir biliyorsunuz. hatta yr...

birileri hep gelip geçecek bu dünyadan

  15/05/2022 emine avcı'ya saygıyla! defne'me hasretle, iki yıl önce bu sıralar adın "defne" olarak karar verilmişti bebeğim, çok değil bi on gün sonrasında da bizden kopup gittiğin, seni kaybettiğimiz günlere geleceğiz... kaybettiğim tüm kardeşlerine tek tek bir şeyler yazmıştım ama sana asla yazamamıştım... içimdeki yerin apayrıydı güzelim... senin gidişini hala daha annen de kabul edebilmiş değildi taa ki bugüne dek.  bugün uyandığımda aklım senin adını haykırıp duruyordu içerilerde varmış bi sebebin kendini hatırlatmakta ben görememişim bebeğim affet. affet ama ben henüz hazır değilim seninle tamamen vedalaşmaya her ne kadar iki yılı doldursak da öyle böyle. hazır olduğumda geleceğim yanına toprağını koklayıp koyacağım defne yaprağını yanına adını hiçbir zaman unutma diye.  -teyzem, bu satırları yazarken gözlerimin dolduğunu görebiliyorsundur belki bir yerlerden ama yemin ederim üzülmüyorum sadece hasret, hasretinden doluyor gözlerim.. özledim seni çok!- bugün büy...

renas jinan | janya

  tanrı ve zaman yanlış hatmedilmiş kiliselerin çanları sağır... minareler kısa... dekolte doktrinler giyinmiş abdal... geç kalmış, geç yağmış yağmurlarla dolmuş  sarnıçlar, yırtıcı bir neşter darbesiyle bulanmışlar nükleer sevdalardan olan kuleler, rokoko kristallerle süslenmiş tünellerde lime lime olmuşlar, bikes düşlere darılmışım, sıçramışım ve gelmişim janya, sızlayışlarıma vokalistlik yapsana (dağ keçisi kavmine uyku haramdır) anktik, mitolojik ve çatlamış bir heykelim, irin akıyor benden, içimin semasında, martılar kamikazeyi uçuşlar yapıyor, buğdayi hasretler, acılar değirmeninde bir an olsun dinmiyorlar, filizlenmiyorlar, ufaldıkça ufalıyorlar, alfabelerden bir harf eksiliyor  öldüğüm zaman, aahhh... yazık janya, yüreğim ağzımdan çıkacak oluyor kahırlardan... kula renginde kaç akşam geçip gittiyse de, hayaller gemisinden sarı saçlı bir kıvılcım inmedi, bir deri bir kemik kalmış duygularımın kıyılarına, kül rengi entarisinin içinde  sahte bir peygamber, yalan...

kadınlar için sone | ümit yaşar oğuzcan

  kadınlar için sone* ben güzel gözlü** kadınları severim bir de küçük ayaklıları uzun boyunluları hem nasıl severim, öyle severim işte terler avuçları, kesilir solukları ben mahzun kadınları severim yavru ceylan kadınları, ürkekçe  hem nasıl severim, öyle severim işte bilemezsiniz ne güzeldir, öpüştükçe ben akıllı kadınları severim düşünen, az konuşan, o çok bilen her yerde, her zaman nazı çekilen hem nasıl severim, öyle severim işte içimde büyük, sonsuz ateşler yanmalı ve ölümüm o kadın yüzünden olmalı *kadınlar için sone, ümit yaşar  **ayten'e atfedilen şiirlerden ... 

sarhoş akşam | ümit yaşar oğuzcan

  sarhoş akşam yine akşam olacak ellerim cebimde yollara düşeceğim güzel bir kadın geçecek yanımdan tükürüp yüzüne kaldırımların dönüp bir daha bakacağım kulaklarımda bu şehrin uğultusu  içimde bir bezginlik yaşamaktan yana dükkanların pırıl pırıl vitrinlerinde gözlerim yalnızlığım, parasızlığım aklıma gelecek bir sigara daha yakacağım derken bir meyhanede bulacağım kendimi sigara dumanları, mezeler, açık saçık fıkralar bütün damarlarımda dayanılmaz yokluğun masada sen, tabakta sen, şişede sen beni affet, bir kadeh daha içeceğim *sarhoş akşam, ümit yaşar

endam aynası | ümit yaşar oğuzcan

  endam aynası yüzüme bakıp bakıp gülme soyunup soyunup geçme karşıma ben senin bildiğin aynalardan değilim *endam aynası, ümit yaşar

aşkımızın son çarşambası ön söz | ümit yaşar oğuzcan

  önsöz*     önsöz yazmayı sevmediğim gibi, ukalalıktan da hiç hoşlanmam. ancak, ümit y. oğuzcan bu beşinci şiir kitabına bir önsöz yazmamı istediği zaman, onu en iyi tanıyan insan olduğum için dileğini tereddütsüz kabul ettim. işte bu en yakını olmanın verdiği güvenledir ki hakkındaki düşüncelerimin samimi ve gerçeğe yakın olacağını ümit ediyorum. evet ben ümit y. oğuzcan'ın en yakını hatta ta kendisiyim. ilk bakışta en az kitaptaki şiirler kadar tuhaf olan bu önsözü, anlaşılmamış bir şairin son sözü olarak da kabul edebilirsiniz. 1. hayatı: rivayete göre 22 ağustos1936'da tarsus'ta doğmuştur. Mersin gazetecilerinden lütfi oğuzcan'ın oğludur. sözüm ona şiir yazmaya 15 sene önce başlamıştır.  1.59 boyundadır, 52 kiloda güreşir.  kusurları: evlidir, iki çocuk babasıdır. kekemedir, tek böbreklidir.  meziyetleri: şairliğinden başka meziyeti yoktur. yenice sigarası içer, her şair gibi tekel maddelerine karşı özel bir sempatisi vardır.  ilk aşkı ebesi, son ...

ölüm yolcusu | ümit yaşar oğuzcan

  ölüm yolcusu yolcuyum, topladım bavullarımı içimde bavullar dolusu keder bekleme, ne olur söyle biletçi bu yollar, bu tren nereye gider öylesine çaresizim, yalnızım ben ölmüşüm, yaşamışım kime ne  vakit dar, yol uzun, haydi biletçi kes bir bilet, gidiş-dönüş ölüme *ölüm yolcusu, ümit yaşar

ölülerin namusu | ümit yaşar oğuzcan

  ölülerin namusu ölmeden önce biz de güzeldik tenimiz beyaz, memelerimiz diriydi saçlarımız güneşler gibi sarı gözlerimiz yosun yeşiliydi yıldızlı gecelerde unuttuk ellerimizi saçlarımızı rüzgar aldı götürdü toprak doldu gözlerimize kör olduk dudaklarımızı böcekler yedi bitirdi dolgun kalçalarımızdan eser kalmadı bütün güzelliklerimiz kayboldu birer birer ölmeden önce biz de bakireydik öldükten sonra ırzımıza geçtiler *ölülerin namusu, ümit yaşar

ümit yaşar oğuzcan | cinayetten sonra

  cinayetten sonra bu cinayeti üç günde tasarladım üç gece uyku tutmadı gözlerimi oturdum bir bir yıldızları saydım o her şeyden habersiz uyuyordu neredeyse şafak sökecekti korkuyordum uzaklarda bir horoz ötüyordu dedim bu güzellik ölümsüz olmalı eski çağlardan kalmış bir ilah heykeli gibi teni buruşmamalı saçı ağarmamalı eğildim uyandırmaktan korkarcasına öptüm dudaklarından usul usul okşadım saçlarını rüzgarcasına sonra bu kahreden macera bitsin istedim ölümden yüce bir şey vardı aramızda  pişman değilim *cinayetten sonra, ümit yaşar

benden kurtulmak | ümit yaşar oğuzcan

benden kurtulmak size hayır dedikçe vazgeçemiyorum soluk soluğa koşuyorum peşinizden üç öğün içiyorum gözlerinizden  gece oldu mu bir seviniyorum ki duvarlara gölgeniz düşüyor durmadan uzuyor boyunuz bende enseniz güzel ya daha güzelleşiyor tutup gölgenizi soyuyorum meydana çıkıyor güzelliğiniz o çizgiler o üçgenler o yuvarlaklar o şeyler benden gizlediğiniz hepsi bir bir aşikar oluyor siz uyurken sizden uzakta aynı yastığı paylaşıyoruz her gece ben bir yatakta sen bir yatakta gördünüz mü yine kahroldunuz işte öpüşmekten, sevişmekten, yorulmaktan bari evet deyin de kurtulun böyle her gece benim olmaktan *benden kurtulmak, ümit yaşar

ümit yaşar oğuzcan | bir ayrılık gününde

  bir ayrılık gününde ne gariptir şu ayrılık günleri bir dosttan da,  düşmandan da ayrılsan nedense bir tuhaf oluyor insan derin bir sızı giriyor içeri son bir defa bakarken caddelere dükkanlara, evlere, kahvelere hatıra yüklü kervanlar geçiyor  dolu dolu gözlerinin önünden  bu son yadigar mı bir ayrılık gününden ne unutulmaz zamanlar geçiyor ağır ağır biz farkında değilken gökler masmavi, yaprak yemyeşilken sen istediğin kadar unutulmaz de  bu son dakika, bu vakitsiz yağmur unutulur, azizim unutulur başka ne yapılır böyle bir günde  kapanan bavul, çivilenen sandık ve sonra kuru bir "allahaısmarladık" *bir ayrılık gününde, ümit yaşar

ali lidar | dağınık sicim

  “eve dönen sigortasız bir travesti kadar yorgunum beni al, yont yoğur, sar sarmala alakası olmayan parçalara bölündüm tamamla..   yaşamak sıkıntılı iş yaşlandıkça anladım ruhum payına hiç düşen nevrotik bir piç. zaman akar, su durulmaz, içim dağınık sicim toparla..   sen yokken çok okudum, çok söz birikti heybemde istesem didaktik didaktik konuşurum şimdi ama bilirim, sevmezsin spesifik sözleri bağışla.   ' ruhuma bir hayat yakıştıramadım'  sevgilim neyi tutsam elimde kaldı, usandım nefes almaktan oysa içimde bir tohum, su versen filizlenecek hatırla!” *ali lidar | dağınık sicim

kemal hamamcıoğlu|aklıma ne zaman gelsen

  "ellerini... sonra sustuğun yerleri... en uzun sessizliğin ardından ellerini ve gözlerini karanlığa bırakmadan, karanlıkta bırakmadan... o filmi hiç unutmadan. tatlının ardından tuzlu, tuzlunun ardından tatlı, sonra tekrar tatlı, ardından yine tuzlu yer gibi susmadan... susuyarak... iştahla... göğsümden açılarak... tekrar tekrar eve dönerken, gece gündüz evleri tekrar tekrar yıkarken, evsiz kedilerin arasında boş bir bankı izlerken... yatağı toplamadan... yastığımdan vazgeçmeden... perdeleri açarak, pencerelere sırtımı dönerek... saymayı unutacak kadar çok... ağrıların, uyuşan ellerin, tutulan omuzların sayısını hatırlayacak kadar az... sevmesini bildiğim için... sevmesini bildiğin için... kedileri, köpekleri ve en çok... tatlı, tuzlu... aklıma ne zaman gelsen, gökyüzüne kadar zıplamak istiyorum! sesini duyunca daha çok özlüyorum..." *kemal hamamcıoğlu | aklıma ne zaman gelsen

karalama

  sesini duymayalı günler olmuştu, özlemiştim. en çok sesini özlemiştim. aşık olduğum kokusu gitmişti zaten... korkuyorum, bir gün yüzünü hatırlamak için hafızam ile savaşırken kaybedecek ve ruhum tamamen ölecek!

person of interest dizisi 2. sezon bölüm sonu müzikleri

  evet! 2. sezon ile devam ediyoruz, eklemek istediğim bir şey var.. bu sezonda çok fazla şarkı derleyemedim ya gerçekten yoktu ya da  dikkatimi çeken olmadı... muhtemelen eksik bir liste olacak.. sezon 2 bölüm 3 *she's long gone- the black keys bölüm 4 *the greast- cat power bölüm 5 *bulding steam with a grain of satt- dj shadow bölüm 6 *it serves you right to suffer- john lee hooker  bölüm 8 *one of these mornings- moby bölüm 10 *gimme shelter- the rolling stones bölüm 16 *future starts slow- the kills bölüm 17 *god mode- ramin djawadi

person of interest dizisi 1. sezon bölüm sonu müzikleri

person of interest dizisinin bölüm sonlarında çalan muhteşem şarkıları mı arıyorsun?? sezon sezon, bölüm bölüm burada bulabilirsin... eklemek istediğin veyahut yanlış olduğunu düşündüğün şarkıları yorum kısmına yazman benim için çok önemli, sevgiyle... sezon 1 bölüm 2 *handsome boy modeling- the truth bölüm 3 *massive attack- live with me bölüm 5 *intro- the xx bölüm 6 *new york- cat power bölüm 7 *sinnerman- nina simone bölüm 9 *it's personal- the radio dept bölüm 10 *when things explode- unkle bölüm 15 *if i had a heart- fever ray bölüm 16 *dawn boy- yeah yeah yeahs bölüm 17 *darknes- alfanso g. & zetter bölüm 18 *amongter- poliça bölüm 19 *ne me quitte pas- nina simone bölüm 20 *lonely soul- unkle bölüm 21 * revense- denger mouse & sparklehorse bölüm 22 *i'm afraid of americans - david bowie bölüm 23 *million ears- ramin djawadi & stephan coleman