Ana içeriğe atla

sessiz



kafamın bok gibi karışık olduğu bir türlü kafayı susturup önüme bakamadığım o günleri yaşıyorum yine. aklımda altından kalkamadığım düşünceler, kişiler... kalbimde dolmayacağına emin olduğum ama dolsun diye beklediğim o boşluk.... 

gözümden akan en son yaş ne içindi onu dahi hatırlamıyorum, Janya şiirinde geçen birkaç satırda buluyorum kendimi, "sesim acıyor, şöyle koca ve harab olmuş bir sesle adını haykırmakla doyasıya rahatlatamadım yüreğimi" haykıracağım adı bile bilemiyorken bu günlerde atlıyorum şu satırlara "sahte bir peygamber, yalandan da olsa elini uzatmadı bana, davet etmedi beni cemaatine, kahpe bir melek kucak açmadı, yılanlar bile aforoz ederlerdi beni sürülerinden, kulsuz bir tanrı kadar bir başıma kalırdım..." aklımın, kalbimin karışıklığının yanı sıra hissettiğim bu müthiş yalnızlık.