ölçüyorum, tartıyorum bazı kararlar almaya çalışıyorum kendimle ilgili, içimle ilgili. olması gerekenle ilgili. kim ne demiş ne dememiş zerre umurumda olmamasına rağmen fısıltılar geliyor kulağıma can sıkan, tatsız. beni en iyi tanımasını beklediğim insanların hiç tanımamış olmalarının hayal kırıklığını yaşamayalı oluyor birkaç zaman. lakin sormadan edemiyorum evrene varsa da tanrıya! "bir insan bu kadar mı anlaşılamaz?", "bir insanı kimse mi göremez?"
peki görmekten kasıt nedir? soruyorum kendime görmekten kastım nedir? güzelliğimi?, çirkinliğimi? hayır görülmekten kastım içim... daha amiyane bir tabirle ruhum. ruhumu gördüğünü düşündüğüm herkes o denli hayal kırıklığına uğrattı ki beni. kendimle çelişir oldum... ben mi yanlışım? insanlar mı kör? ya da hayatıma aldıklarım mı?
...
kızgın değilim kimseye. kendime bile. suskunum sadece belki de biraz üzgün.
...
tecrübe,
tecrübe,
tecrübe...!!!!
yeter diye çığlık atası geliyor insanın kalabalığın ta orta yerinde kendini duyurabilmek için. belki de ben bir yazarın yazmaktan illallah edip vazgeçip sayfalarını buruşturduğu lanet karakterin tekiyimdir. yazara sevgiyle, ben de öyle yapardım!
en nihayetinde ölçülerimin sonuçlarına varıyorum; alıyorum o kararları bir bir. kim bilir? belki de bu sefer doğrudur kararlar.
...
19923 08, gümrah
