Ana içeriğe atla

tolstoy şeytan hakkında karalamalar

 


bi süredir tolstoy şeytan kitabının kendi çapımda incelemesini yapacağım unutup duruyorum haburaya bunu yazıyorum ki hatırlayayım!!!!!!! editlenecek

editttttttttttttttt:



gelelim sonunda bu kitap hakkında iki kelam etmeyeeee!!!

bilen bilir şu tartışmayı muhakkak!!!

beni de bilen bilir ki sonuna kadar tolstoycu biriyim, asıl dostoyevski'nin ben.... tolstoy adamdır!
velhasıl önce tolstoy'a olan sevgimden bahsettikten sonra diyebilirim ki uzun bir süredir okumak istediğim "şeytan" adlı kısa bi' hikaye olan bu kitap mükemmel noktalara değinmiş. kitabın sonunda da iki farklı senaryoyu bizlere göstererek esasında çok da bir şeyin değişmediğini göstermiş oluyor...

kitap adından da anlaşılacağı üzere bir insanın hayatına aldığı "şeytan" ile ilgili. hangimiz hayatımıza şeytan almadık ki? almadıysanız efenim mutlaka alacaksınızdır beklemede kalın demişti dersiniz djfgsdf.
buradan sonrası kitap hakkında spoiler içerir zaten 50 sayfa bi şey alın okuyun ondan sonra devam edin bence ama siz illa yok gümrahım sen yaz ben okumayacağım derseniz devam da edebilirsiniz tabii paşa gönlünüz bilü.

bu hikayede bahsi geçen şeytan, baş kahramanımızı hiçbir şey yapmayarak sadece olduğu kişi olarak özellikle de cinsel bir manada oldukça etkiliyor... esasında hikaye tam olarak şöyle gerçekleşiyor:
bir ana kahramanımız var kendisi oldukça başarılı anadan babadan uzakta yaşayan biriyken babasının ölmesiyle birlikte aile çiftliğine yani köyüne geliyor. babasının yadigarı çiftliği üzerine alacak ama bir de hayırsız mı hayırsız bir abisi var. baba zaten ölmeden önce yemiş de yemiş çiftlik elden gitti gidecek durumda. abi hayırsız borç gırtlakta velhasıl bi akıllı bizim oğlan. -onun da aklını başından alıyolar zaten- 
bizim oğlan çiftlikte durumlara bakıyor kendi kendine diyor ki babamın emaneti yürütmeliyim amma babam gibi değil dedem gibi olmalıyım bu çiftliği tekrar ayaklandırmalıyım... abisiyle anlaşıyo abisine belli bi miktar para verip başından defediyor. sonrasında da başlıyor çiftlikle ilgilenmeye işleri yoluna sokmak için var gücüyle çalışıyor... ama başına bela olan bir mesele var o da bugünlerde "libido" olarak adlandırdığımız cinsel açlık... alışmış tabi şehir yerinde karı kızla takılmaya tadını da almış köy yerinde napsam diye düşünüyo duruyor. iş yapacak aklı karıda kızda beyefendinin... neyse velhasıl bizimki birinin de yardımıyla köyden evli ama kocası şehirde çalışan bir kadınla verandalarda falan işi götürüyor ama kadının yüzüne bile bakmıyor. işini görüp çekip gidiyor. bi' süre böyle devam ettikten sonra anası bizim oğlanı güzel de bir genç hanımla evlendiriyor. bizim genç allah var genç hanımı hayatına aldığı günden itibaren kadınla da iletişimi bitiriyor. 
hayat böyle güzel güzel giderken bizimkinin karısı hamile kalıyor işleri oldukça yoluna koyuyor çiftlik ayaklandı derken bir gün karısı evi temizlesinler diye köyden kadın getirtiyor. getirdiği kadınlardan biri de bizimkinin münasebeti olan kadın olunca bizimkinin "libidosu" allahu ekber dağlarına çıkıyor bir anda... ama uçkuruna sahip çıkmaya çalışıyor kaçıyor uzaklaşıyor eşine karşı da sadakatsizlik ettiğini düşünüp içten içe yiyip bitiriyor kendini. üstüne bir de bizimkinin eşinin hamileliği tehlikeye giriyor. işler iyice karışıyor. her şey tam da yoluna girdi derkennn oğlan yine sadece uçkurunu düşünür oluyor. kadına çaktırmadan bakıyor onla görüşme çabasına giriyor falan ama bir türlü başaramıyor. her başarısızlıktan da büyük memnuniyet duyuyor çünkü eşini aldatmak gibi bir düşüncesi katiyen yok tiksiniyor neredeyse kendisinden derkennn bu meseleden nasıl kurtuluyor??

işte tam burada hakaretler saydırılan büyük üstad tolstoy bize iki farklı senaryo yazıyor... bunlardan ilki bizimkinin dayanamayıp intihar etmesiyle bir diğeri ise gidip münasebeti olan kadını öldürmesiyle bitiyor ama her ikisinin sonunda da aynı cümleler söyleniyor insanlar tarafından... 
pekiii? bizim oğlanın gördüğü gibi "şeytan" münasebeti olan kadın mı.? yoksa dizginleyemediği cinsel açlığı mı? bana göre tam olarak cinsel açlığının kurbanı birini okudum tümüyle... hikayelerin birinin sonunda katil birinin sonunda da intihar ediyor. ve kitabı okuyup tamamlayanlar bu dediklerimi daha da iyi anlayacaktır ki tüm bunların hepsi adamın kendi hüsnü kuruntularından kaynaklanıyor... sadece kendi iç güdülerinin kurbanı oluyor... demem o ki efenim, içinizdeki şeytana dikkat edin!

*gümrah, 4722 2054