Ana içeriğe atla

zeynep kahraman füzün- prova mankeni'nden alıntılar

 

*sen gitmeseydin ben yazmayı unutsaydım.

-sıfır noktası'ndan:

"uzun zamandır aynı noktadayım. sıfırdayım. en merkezde. tüm doğruların kesiştiği yerde. başlangıçta ve sonda ve sonsuzlukta. matematiğin, fiziğin ve kimyanın ortasında. felsefenin kucağındayım. sürekli düşünüyorum. başka hiçbir şey yapmıyorum; sağa sola dönmüyorum, eğilip kalkmıyorum, kıpırtısız duruyorum. belki yıllar oldu, belki asırlar. ne kadar olduğunu hesaplamadım. sadece durdum, bir mıh gibi çakılı kaldım olduğum yerde. asla kıpırdamadım. sonra öyle bir an geldi ki durmanın sırrına erdim. aynı yerde olmanın yer değiştirmekten daha kıymetli olduğunu anladım. dimdik ayakta durdum ama yürümedim. kanatlarım olduğu halde uçmadım." (s. 13)

"kalanlar kaldıklarından dolayı mutludur. kalmak ve kalmaya karar vermek, gitmenin büyüsüne kapılmamak, yerinde durabilmek, durmayı başarabilmek kıymetlidir. yapabilenlere selam olsun. kimisi kalmak istese de kalamaz. ruhu buna izin vermez. gözü hep yollardadır. bir yerden başka bir yere gitmektir bütün amacı. gittiği yerde durur mu? durmaz. uğrar geçer. geçer gider. hiçbir yerde durmadığı için durmanın ne olduğunu kavrayamaz. yolun çekiciliğine kanar ama yollar göründüğü gibi değildir." (s.13-14)

"adını koyamadığım tuhaf bir hisse kapılırım. her noktam ayrı ayrı sızlamaya başlar. sanki giderken hastalıklarını da bırakıp gitmişlerdir. ne yapacağımı kara kara düşünürken kara kara bulutlar toplanır başıma. tepemde pervane gibi döner, yardım etmek için çırpınırlar. halime acıyıp gözyaşı dökerler. onlar ağladıkça temizlenirim. sonra aniden gök gürler. korkarım. beni öyle görenler şaşırır, dağ gibisin diyenler yutkunurlar." (s.15)

"zaman geçiyor. çağlar açılıyor ve kapanıyor ben dururken, tanrılar ölüyor ve doğuyor. onlar bile durmuyor ben dururken. beni durmam için mi yarattılar? yok, bu böyle devam edemez. bir şey yapmalıyım. şimdiye kadar hiç yapmadığım bir şey. benden asla beklemedikleri bir şey. herkesi şaşkınlığa uğratmalıyım. ne yapsam şok olurlar. mesela bir gün kıpırdamayı denesem. tüm gücümü toplayıp silkelensem. üzerimdeki ağacın kökleri çatırdasa. içim acısa ama durmasam. tekrar sarssam gövdemi. neredeyse parçalanacak olsam. acele etmemeliyim diye düşünüp yavaşça titresem sonra. ince ince söksem damarlarımı, günlerce haftalarca uğraşsam. kalan son bağımı da koparınca rüzgârın akışına kapılsam. eteklerimi toplayıp havalanırken ardımda kocaman bir obruk bıraksam." (s.16-17)

gümrah, 210252347