"neşeli bir mizaç, mutlu bir ruh hali. bunu acı ve sevinç kapasitesi belirler.
beden sağlığı
ve iç huzuru; anlayışlı olmak mutluluğun ana parçasıdır. düşünmemekte hoş bir hayat vardır."
hayat kuralı no1
aklı başında olan kişi hoş olanın değil, acı vermeyenin peşindedir.
hayat kuralı no2
kıskançlıktan kaçınmak: 'nunquam felix eris, dum te torquebit felicior. (başkasının mutlu olması seni rahatsız ediyorsa asla mutlu olamazsın)' 'cum cogitaveris quot te antecedant, respice quot sequantur. (önünde ne çok kimsenin olduğunu görürsen ne çok kimsenin de arkanda olduğunu düşün.)'
hiçbir şey kıskançlık kadar uzlaşmasız ve acımasız değildir.
hayat kuralı no3
edinilmiş karakter
bir şey'i tutup ona sahip olmak istediğimizde hayattaki sayısız başka şeyden feragat ederek bunların sağından ve solundan geçip gitmek zorunda kalırız. karar veremez de yanlarından geçip giderken bizi cezbeden her şeye panayıra gelen çocuklar gibi el atarsak, o zaman bu tersine bir çaba, yani yol çizgimizi yüzeye dönüştürme çabası olur. bundan sonra zikzaklar çizeriz, oradan oraya amaçsızca koşturup dururuz ve hiçbir şeye ulaşamayız.
insan ne istediğini bilmelidir ve ne yapabildiğini bilmelidir. ancak bu şekilde karakter gösterebilir ve ancak o zaman doğru bir şey yapabilir.
nasıl ki balıklar suda, kuşlar havada, köstebek toprağın altında rahatsa, her insan da sadece kendine uygun bir atmosferde rahat eder; nitekim saray havası da herkes için solunabilir değildir.
gerçekte insanın kendi güçlerini kullanmasından ve hissetmesinden başka hiçbir zevk yoktur ve en büyük acı, insanın güce ihtiyaç duyduğunda yokluğunu hissetmesidir.
insan tümüyle iradesinin tezahüründen ibarettir, dolayısıyla refleksiyondan hareketle, insanın olduğundan başka türlü olmayı istemesinden daha yanlış bir şey olamaz. zira bu, iradenin kendisiyle dolaysız bir çelişkisi değildir. başkalarının niteliklerini ve özelliklerini taklit etmek, başkalarının kıyafetlerini giymekten daha onur kırıcıdır. zira bu, insanın kendi değersizliğine ilişkin yargının kendiliğinden ifade bulmasıdır.
'animo in pectoribus nostro domito necessitate (gemlemek zorundayız göğsümüzdeki yüreğimizi)'
'optimus ille animi vindex, laedentia pectus
vincula qui rupit, dedoluitque semel. (göğsünü saran zincirleri kırıp sızlanmayı kesen kimse, ruhunun en büyük kurtarıcısıdır.)'
hayat kuralı no4
isteklerin mülkiyeti üzerine
insan istemeyi aklından geçirmediği malların yokluğunu kesinlikle hissetmez, bunlar olmaksızın da tümüyle memnundur; öte yandan yüz kat daha fazlasına sahip bir başkası, istediği şey onda olmadığı için kendini mutsuz hisseder.
zenginlik, deniz suyuna benzer: ne kadar içilirse o kadar susatır aynı şey şöhret için de geçerlidir.
hayat kuralı no5
acının doğal bireysel ölçüsü
ölçüsüz sevinç de çok şiddetli acı da sadece aynı kişide bulunabilir. zira her ikisi de karşılıklı olarak birbirine bağımlıdır ve ayrıca ortaklaşa olarak da ruhun neşesine bağlıdır.
acı, hayat için özsel niteliktedir ve yoğunluğu öznenin doğası aracılığıyla belirlenir, dışsal olmaları nedeniyle ani değişikliklerin acının yoğunluğunu değiştirmemeleri bu yüzdendir; hal böyleyken aşırı sevinç ya da acı her zaman bir yanılgıya ve kuruntuya dayanır. sonuç olarak duygu durumunun her iki yöndeki aşırı geriliminden içgörüyle kaçınılabilir. ölçüsüz sevinç hayatta bulunması hiç mümkün olmayacak bir şeyi bulmuş olma kuruntusuna dayanır: acı veren, sürekli yeniden doğuran arzuların ya da endişelerin daimi olarak tatmin edilebileceği kuruntusuna. insan bu tür her kuruntudan ileride kaçınılmaz olarak vazgeçmek, kuruntu ortadan kalktığında da bunu sevincine neden olan şey kadar derin acıyla ödemek zorunda kalır. bu bakımdan kuruntu, kişinin yalnızca düşerek inebileceği, dolayısıyla da kaçınması gereken bir tepeye benzer. her ani, aşırı acı da tam da böyle bir yükseklikten düşüştür, kuruntunun ortadan kalkmasıdır ve dolayısıyla da ona bağlıdır.
'aequam memento rebus in arduis
servare mentem, non secus in bonis
ab insolenti temperatam
laetita (zor zamanlarda itidalini korumayı, güzel anlarda da aşırı sevincini dizginlemeyi hatırla.)
'sed dum abest quod avemus, id exsuperare videtur
caetera; post aliud, cuum contigit illud, avemus;
et sitis aequa tenet vitai semper hiantes (ne değerli oluyor elde edemediklerimiz. bir kere de elde ettik mi, başka şeye yöneliyor tutku. dinmez, onulmaz bir susuzlukla bağlıyız yaşama.)'
hayat kuralı no6
insan yapabileceklerini isteyerek yapmalı ve çekmesi gereken acıyı isteyerek çekmelidir.
hayat kuralı no7
her şey rastlantıya ve hataya tabiidir.
hayat kuralı no8
mutsuzluğa daha az prim verilir.
hayat kuralı no9
aklı başında kişi hoş olanın değil, acı vermeyenin peşindedir.
hayat kuralı no10
'subjice te rationi si tibi subjicere vis omnia. sic fere seneca. (her şeye boyun eğdirmek istiyorsan akla boyun eğ, der seneca yaklaşık olarak.)'
hayat kuralı no11
kendi kendinin işkencecisi
hayat kuralı no12
güven üzerine
hiç kimse, duyduğu şeyi kendine saklamaz. hiç kimse duyduğu kadarını söylemez. meseleyi kendine saklamayan biri, meselenin sahibini de kendine saklamayacaktır.
sır olan bir şey, genel sohbetin konusu olacaktır. (neşeli insanın neşeli olmak için her zaman nedeni vardır ki o da neşeli olmasıdır.)
hayat kuralı no13
insan neşeliyse, neşeli olmak için her açıdan nedeni olup olmadığını düşünerek kendinden izin istemez.
ne zaman olursa olsun, neşeye kapı açmalıyız zira neşe asla uygunsuz bir zamanda gelmez.
neşe en güvenli kazançtır.
hayat kuralı no14
bazıları (gamsızlar) fazlasıyla mevcut anda, bazıları da (korkaklar ve tedirginler) fazlasıyla gelecekte yaşarlar; ölçüyü tutturanlar nadirdir.
hayat kuralı no16
diken batar diye gül mü toplamayalım?
sana görünen defne çelengi, mutluluktan çok acının işareti.
hayat kuralı no17
refahımız ve sıkıntılarımız, umutlarımız ve korkularımızla ilgili bütün her şeyde hayal gücümüzü dizginlememiz gerekir.
demek ki: hayal gücü dizginlenecek!
hayat kuralı no18
hiçbir ani durum karşısında büyük coşkuya da büyük kedere de izin vermemek: çünkü şeylerin değişebilirliği durumu her an tümüyle yeniden şekillendirilebilir.
hayat kuralı no20
özkısıtlama her zaman bizim kontrolümüz altındadır ve aşırı bir durum söz konusu olduğunda ya da doğamızın en hassas noktasına denk geldiğinde azaltılabilir. oysa dışarıdan gelen kısıtlama, saygısızca ve aldırışsızca acımasızdır.
hayat kuralı no21
'mutlu yaşama yalnızca olabildiğince az mutsuz ya da kısaca, katlanılabilir bir hayat anlamına gelir.
mutluluk bir rüyadır, acıysa gerçek.
elden kaçırılmış zevkler için yas tutmak, önemsiz ve gülünç bir şey olur.
hayat kuralı no22
hayat satranca benzer: ikisi için de plan yaparız fakat bu satrançta benzer: ikisi için de plan yaparız fakat bu satrançta rakibin, hayatta da kaderin kendi istediğini yapma şartına bağlı kalır. bu şekilde yapılan değişiklikler genellikle o kadar önemlidir ki planımız uygulamada kimi ana hatlarıyla tanınmaz hale gelir!
hayat kuralı no25
inter cuncta leges etc. et percontabere dontos
qua ratione queas traducere leniter aevum,
num te semper inops agitet vexetque cupido,
num pavor et rerum mediocrier utilium spes (yaptığın işin arasında hep oku ve bilge insanlara danış, hayatı nasıl kolayca idare edebilirsin, hırs daima muhtaç olan sana işkence etmesin, az da olsa faydalı şeyler için korku ve umut da olsun diye.)
hayat kuralı no29
engelleri aşmak, insan varoluşunun en büyük zevkidir.
hayat kuralı no34
çok mutsuz olmamanın en güvenli yolu çok mutlu olmayı istememek, yani zevk, mülk, paye, onur vb. taleplerini ölçülü bir düzeye indirmektedir. zira tam da mutluluk için çabalayıp mücadele etmek, büyük talihsizlikleri kendine çeker. fakat bu da akıllıca ve tavsiye edilebilir bir durumdur çünkü çok mutsuz olmak aslında çok kolaydır; oysa çok mutlu olmak sadece zor değil aynı zamanda imkansızdır da.
pozitif mutluluk bir kuruntudur, oysa acı gerçektir.
hayat kuralı no36
olabilecek olan olasıdır. fakat olabilecek olan, kesin olarak olur çünkü aksi takdirde olamaz. gerçeklik, olasılığın öncülleri sağladığı bir sonun sonucudur.
hayat kuralı no37
kötü bir şey gerçekleştiğinde her şeyin başka türlü olabileceği düşüncesine de engel olmak gerekir.
hayat kuralı no38
en büyük ve en sık rastlanan aptallıklardan biri, hangi türden olursa olsun, hayat için geniş kapsamlı düzenlemeler yapmaktır.
hayat yine de planlar için kısadır.
quid aeternis minorem
consiliis animum fatigas. (niçin ruhunu zorluyorsun, edebi planlar için çok güçsüz.)
hayat kuralı no40
en büyük mutluluk, kişiliktir.
hayat kuralı no42
insanın sahip oldukları arasında öncelikle dostlar yer alır. fakat bu kendine özgü bir sahiplik durumudur, öyle ki sahip olan kişinin aynı ölçüde diğerinin sahipliğinde bulunması gerekir. saksonya krallarına ait olan ve moritzburg av şatosunda bulunan 17. yüzyıldan kalma bir ziyaretçi defterine bir asilzade şöyle yazmıştır.
amour veritable
amitie durable
et tout le reste au diable (gerçek aşk, dayanıklı dostluk, geri kalan her şey cehenneme.)
hayat kuralı no43
le bonheur n'est pas chose aisee: il est tres difficile de le trouver en nousi et impossible de le trouver ailleurs. (mutluluk kolay değil: içimizde bulmak çok zor, başka yerde bulmaksa imkansız.)
hayat kuralı no44
çoğu zaman sadece kader ve sahip olduklarımız hesaba katılsa da mutluluğumuz aslında kim olduğumuza, bizim bireyselliğimize bağlıdır. kader düzelebilir ve yetingenlik ondan çok şey talep etmez; fakat ahmak her zaman ahmaktır ve ruhsuz bir hödük sonsuza dek ruhsuz bir hödük olarak kalır, isterse cennette çevresini huriler sarsın. 'en büyük mutluluk, kişiliktir.'"
*mutlu olma sanatı, arthur schopenhauer (çeviri: şebnem sunar)
kısaca, mutlu olmaya değil az mutsuz olmaya odaklanmalı "mutluluk kendine yetenlerindir."
ve insanın mutluluğu kendi içinde bulması bile bu denli zor iken dışarıda aramaya çıkması? boşa çekilen kürek... kendi içinde mutluluğa kavuşan enderliğe ulaşmak dileğiyle...
**gümrah, 20622, 2227
